Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

camideyiz.biz

Yeni Anket

Yeşil Bir Medeniyet İçin

Cemal BALIBEY

18-05-2012

Öncelikle insan olarak ruhumuzun çağrısına uyuyor; ağacı, ormanı ve yeşili seviyoruz. Dünyayı güzelleştiren renklerden biri; ağaç, orman ve yeşildir.
 
Ormana ve ağaca hürmet medeniyet değerlerimizdendir. Bizim medeniyet tarihimiz yeşille, doğal çevre ile barışık bir medeniyettir. Anadolu’da yeni doğan çocuk için tarla kenarlarına kavak; kurt kuş faydalansın diye dağa-bayıra meyve ağaçlarının dikilmesi insanımızın hassasiyetini göstermektedir. Edebiyatımızda ve halk kültürümüzde ağaç ve yeşil hep canlı tutulmuştur. Ağaç ile ilgili sayısız atasözlerimiz ve deyimlerimiz vardır: “Ağacı kesen baltanın sapı ağaçtandır.”/“Eğri ağacın gölgesi eğri olur.”/“Meyveli ağacı taşlarlar.”/“Ağaç yaşken eğilir.”/“Ağaç yaprağıyla güzeldir.” gibi.
 
Doğduğumuzda içinde sallandığımız beşik ağaçtan, son yolculuğumuzdaki tabut da ağaçtandır.
 
Tanpınar: “En çok sevdiğim ağaç çınardır,” der. Geniş, pençe pençe yaprakları ve dev gövdeleriyle onları, Peçevi’nin anlattığı serhat gazilerine benzetir. Refik Halit Karay ise “Hayvan muhabbeti gibi ağaç muhabbeti de iyi kalpliliğe delalet eder. Bunları seven çocuk yarın insanlığa zarar vermeyecek bir bireydir.” der. Ayrıca Necip Fazıl da: “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç kütüktür.” gibi çok anlamlı bir söz söylemiştir. Bu konuda birçok hadis-i şerif vardır. Ayrıca Kur’an’da ağaçla ilgili ayetler baştan sona kadar dengeli bir şekilde serpiştirilmiştir. Bu hatırlatmalar, Kur’an’ı anlayarak okuyan bir kimsenin zihninde ağaç imajını her an canlı tutar.
 
“Ağaca saygı insana saygıdır!” diyoruz. Yaşadığımız dünya yalnız bize ait değildir. Bizden sonra da yaşayacak nesiller olacaktır. Bugün bizim göstereceğimiz sorumluluk, onların güzel bir çevrede yaşamalarını sağlayacaktır. Ormanların ekonomik kıymetinin yanında toplumsal ve moral değeri de vardır. Onları korumak, kesilen ağaçların yerine yeni fidanlar dikmek bizim görevimizdir. Biz doğayı korudukça, doğa da bizi koruyacaktır. Yeşil tabiat, şırıl şırıl akan berrak su, tertemiz hava ve cıvıl cıvıl kuşlar; ancak, ağaç ile birlikte vardır.
 
Hani, kimi zaman şehir çekilmez olur. İnsan gürültüden bezer ve bunalır. Küçücük bir yeşilin hasretini çeker. Eğer hala güneş varsa gökyüzünde ve bir yerlerde diktiğimiz fidanlar boy atmaya başlamışsa; gelecek aydınlık olacaktır.
 
Biz, Orman Fakülteliler olarak, ağaç ve yeşil sevgisinin çocuklarımızdan başlayarak tüm toplumumuza tekrar tekrar hatırlatılmasına yürekten inanıyoruz. Tabiatın canlandığı, toprağın ısındığı ve suyun ağaçlara yürüdüğü bir zamanda baharın coşkusunu yaşıyoruz ve “Bir dikili ağacı olmalı insanın, yaşamak ve yaşatmak için!” diyoruz.
 
Dikilen fidanlar gelecekte oksijen üretecek yeşil bir orman oluşturacaklar. Belki de sizler, diktiğiniz fidanların karşılığını İstanbul’un sıcak bir yaz gününde yüzünüzü okşayacak serin bir esintide bulacaksınız.
 
Bir Çin atasözü der ki: ”Fidan dikmek için en iyi zaman yirmi yıl önceydi. Sonraki en iyi zaman ise şimdi!”
 
ORFAMDER Başkanı Cemal BALIBEY


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!