Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

camideyiz.biz

Yeni Anket

Hazım ve tahammül

Hayrettin KARAMAN

22-06-2013

Hazım ve tahammül
Adalet, hazım (sindirme) ve tahammül (katlanma) farklı grupların bir arada, barış ve dayanışma içinde yaşamalarının vazgeçilemez şartıdır.
 
'Rabbena hep bana' düşünce ve ahlakı (ahlaksızlığı) ne kadar yayılırsa, 'bir kişiye on pul, on kişiye bir pul' dağılımı ne kadar devam ederse huzursuzluk, ayrışma, kinlenme, kavga da o kadar artar ve yaygınlaşır.
 
Son on yılda yeterli olmasa bile işsizlik, yoksulluk, sağlık alanlarında iyileştirmeler yapıldı.
 
Bir hukuk adamı, 'Bir İmam Hatipli'nin başbakan olmasını içime sindiremiyorum, buna katlanamıyorum' demişti. O İmam Hatiplilerin zihniyetine sahip müslüman babalar ve dedeler, Cumhuriyet devriminden bu yana nelere katlandılar ve neleri sindirdiler... Bu ülkede 'başlarını açan kadınlara karşı' bir protesto yürüyüşü, bir engelleme eylemi yapılmadı, ama örtenlere karşı neler ve neler yapıldı...
 
Bu ülkede şu veya bu okullara karşı, şu veya bu derslere karşı bir protesto eylemi yapılmadı; ama İmam Hatip okullarına ve din derslerine karşı bunlar yapıldı.
 
Örnek çok, açık gerçek bu ülkede bir kesimin hazımsız ve tahammülsüz olduğudur.
 
'Kardeş olalım, kerdeşçe yaşayalım' sözleri güzel, ama şimdilik bu ilişki oldukça uzak ufuklarda görünüyor. Bugün 'tahammül, sindirme ve adil paylaşma' günüdür.
 
Şu aşamada çözüm, kardeşlikte değil, adalet ve tahammüldedir. Adalet ve tahammül ortadan kalkınca kardeşler de birbiri ile kavga ederler, hatta birbirini öldürürler.
 
Ya -Allah korusun- her grup bir ayrı devlet kurup kendi tercihlerinden başkasına yer vermediği bir düzende yaşayacak, ki bu mümkün değildir; ya da gruplar fiziki olarak yanyana, hatta içiçe oldukları gibi tahammül ve sindirme bakımından da ortak bir 'ahlak ve psikoloji' halini yaşayacaklar. Hayat bunu zorunlu kılıyor; bu zorunluluğa karşı çıkmanın sonucu huzursuzluk, anarşi, kavga ve tahribat oluyor.
 
Son on yılda haklar ve özgürlükler alanında da önemli adımlar atıldı, vesayetler kaldırılmaya çalışılıyor, demokratik bir anayasa yapma azmi var, ideolojik gruplardan birine, diğeri aleyhinde imtiyaz ve imkan verilmiyor, şiddet ve hakarete başvurmadıkça herkes düşüncesini söylüyor, talebini ortaya koyabiliyor. Bu genel iyileştirmeler ve eskiye ait sakatlıkların tamiri, dengenin yeniden kurulması yönünde atılan adımlar birilerinin işine gelmiyor, onları rahatsız ve huzursuz ediyor. Mesela kemalistler, çağdaş yaşamcılar, bazı ateist ve marksistler, çıkar grupları, bazı ulusalcılar.. dindar müslüman kesimin bu demokratikleşmeden yararlanmasına ve bazı haklarını elde etmelerine tahammül edemiyorlar. Bu haklar ve özgürlükler, başkalarının hak ve özgürlüklerine zarar da vermiyor, onları tehdit de etmiyor, ama 'sindirim ve katlanma bozukulğu' sebebiyle huzursuz oluyorlar.
 
Bir de her şeye kara diyen, iktidarın bir tek tasarrufunu bile takdir etmeyen, daima karanlık tablolar çizen, ülkeyi uçurumun kıyısında gösteren, kavga ve hakaret dilini en çukur noktasına kadar pervasız kullanan bir muhalefet ve bunca taarruza karşı bazen savunma hakkını ölçülü kullanan bazen de ölçüyü kaçıran bir iktidar var. Bu durum da halkın huzursuz, halinden şikayetçi, nefrete meyilli, kavgaya hazır hale gelmesine sebep oluyor.
 
İçerideki husurzluğu bir yandan besleyerek bir yandan da fırsatı ganimet bilerek ülkeyi istedikleri gibi yönetmek (yönetilmesini) isteyen dış mihraklar ve menfaat grupları var.
 
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...
 


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!