Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

camideyiz.biz

Yeni Anket

Enformatik İğfal

Kamil ERGENÇ

08-09-2013

Enformatik İğfal
Bilgi sahibi olmak fikir sahibi olmanın ilk ve en önemli şartıdır. Sahih bir fikre sahip olmanın öncülü sahih bir bilgilenmedir. Sahih bir fikre sahip olmak, aynı zamanda, sahih bir eylemliliği de beraberinde getirir. Bu nedenle bilgi, fikir ve eylem arasında oldukça kuvvetli bir ilişki vardır. Eylemselliği zaaf içerisinde olan bir fikrin, sahih bilgilenme problemi var demektir. Yaşadığı döneme/zamana/zemine hitap edecek bir fikre sahip ol(a)mayan bir zihin sahih bir bilgilenme problemi yaşıyor demektir.
 
Modern hayatın bilgiye ulaşma yollarını kolaylaştırması neticesinde modern insanın bilgi sahibi olma yönü oldukça gelişmiştir. Bilgi bir ‘’tık’’ kadar uzakta olduğundan, herhangi bir alanda bilgi sahibi olmak zahmet gerektirmemektedir. Zahmetsizce elde edilen bilgi sadece kuru bir malumat olabilmektedir. Bu nedenle modern birey malumatfuruşluğuyla tebarüz etmiştir. Popüler kültürün dayattığı argümanlar üzerinden yaşanan hayat ve içselleştirilen faydacı/hazcı paradigma, bilgiyi pragmatistçe değerlendirmektedir. Yani modern birey için gerçek bilgi, fayda/yarar/kar getiren bilgidir.
 
Bilginin küreselleşmesi, avantajlarıyla olduğu kadar dezavantajlarıyla da gündemleştirilmesi gereken bir olgudur. Kolay ulaşılan bilginin denetlenebilir/ispatlanabilir ve rafine bir bilgi ol(a)maması, sağlıklı düşünme ve üretme ameliyesini zaafa uğratabilmektedir. Küreselleşen bilgi, ulus devletler ve kapalı toplumlar açısından kâbus olmakla birlikte modern değerlerin dünyanın geri kalan kısmına empoze edilmesine de yol açabilmektedir.
 
Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir vasatta, bilgiyi tasnif, tefrik ve temyiz edebilecek bir zihni formasyona sahip olmak önem kazanmaktadır. Ulaşılan bilginin gerçek/sahih/doğru bilgi olup olmadığı ancak uyanık bir bilinç, temyiz ve tefrik edebilecek bir dimağ ve zaman/zemin değişse de değişmeyen sabitelere sahip olmakla test edilebilir. Aksi takdirde elimize geçen bilgi enformatik bir ayartma aracı olabilir. Üzülerek söylemek gerekir ki, modern insan kendisine ulaşan bilgiler arasında sahih bilgiyi tespit edebilecek bir bilinçten yoksundur. Maruz kalınan enformasyon yağmuru bilginin tefrik edilmesini zorlaştırmaktadır. Sahih bilginin elde edilebilmesi için üstün çaba göstermek gerekmektedir.
 
Modern insanın maruz kaldığı bilgi, görselleştirilmiş ve düşünceyi belli bir alana kanalize etme/yönlendirme niyetiyle hazırlanmış bir bilgidir. Görsel bilgiyi sunan aygıtlar sağlıklı düşünme melekelerini dumura uğrattığı gibi insanları belli bir düşünsel kalıba zorlamaktadır. Modern insan, medyatik ayartıcılar vasıtasıyla zihnen dumura uğramış ve sağlıklı düşünebilme yetisini kaybetmiş bir insandır. Modern insan, olguları değil olayları konuşarak değerlendirmeler yaptığı için gerçekte ne olduğunu anla(ya)mamaktadır. Olaylara odaklanmak, ne oluyor? Sorusuna cevap verebilir fakat neden oluyor? Sorusuna cevap veremez. Neden oluyor? Sorusuna cevap alabilmek için olgularla meşgul olmak gerekir. Olgularla meşgul olmak olayların arka planını/derinliklerini mütecessis bir bilinçle deşelemeği gerektirir.
 
Yalnızca olaylarla ilgilenen bir bilinç nasıl tepki vereceği önceden tahmin edilebilen bir bilinçtir. Olaylara odaklanmak, salt duygusal ve tepkisel argümanlar geliştirmeye yarayabilir. Ancak sahih değerlendirmeler yapabilmek için olayların arka planını araştırmak gerekir. Olaylara odaklanan bireyler çabuk yönlendiril(ebil)en ve tepkileri satın alınabilen bireylerdir. Olgularla, yani neden oluyor? Sorusuyla ilgilenen bireyler ise tarihsel sorumluluklar alabilir. Tarihsel sorumluluk alabilmek, içinde yaşadığı zamanı iyi etüt edebilmekle, yani ibn-ül vakt/vaktin oğlu olmayı şiar edinmekle mümkün olabilir.
 
Tevhidi dünya görüşü, hayatın her alanında İslam’ın değerlerini yaşanabilir kılma çabasıdır. Muvahhit kişi, hayatı bir bütün olarak değerlendirerek o bütünde Murad-ı İlahiye muvafık bir pratik oluşturabilmenin mücadelesini veren kişidir. Tevhidin dünya görüşünde takva ‘’görünür’’ olmak zorundadır. Takvanın görünür olması demek, sahih ve istikrarlı bir eylemlilik süreci demektir. Yani muvahhit kişinin takvasının işareti, onun eylemliliğinin sahihliğinde gizlidir.
 
Bilginin güç olarak tanımlanması, onu sadece hegemonya/iktidar/otorite aracı haline getirmiştir. Modern insan, elde edeceği bilginin kendisini güçlü kılması gerektiği saikıyla hareket etmektedir. Bilginin güç bahşeden bir olgu olarak algılanması ve/veya adlandırılması eylemde “ahlakilik’’ ilkesini de örselemiştir. Güç sahibi olmanın insana kendisi dışındaki -insan, eşya, doğa- üzerinde hegemonya kurma arzusu telkin etmesi, gücün ayartıcılığını kavileştirmiştir.
 
Bilginin fikir seviyesine çıktıktan sonra eyleme dönüşmesi en önemli safhayı oluşturur. Mukaddes kitabımızda bilenlerle bilmeyenlerin bir tutulmaması, bilenlerin sahih bir fikre ve sahih bir eylem/amel algısına sahip olacağı hakikatini tazammun ettiği içindir. Şanlı peygamberimizin faydasız bilgiden Allaha sığınması ise, bilginin ancak ve yalnızca Murad-ı İlahiye muvafık bir amel/eyleme dönüşmesi durumunda kayda değer olduğunun işaretidir. Malumatfuruş olmak mümin duyarlılığına ve bilincine sahip olan biri için asla kabul edilebilir değildir. Bilgi, sahih bir fikir ve eylem/amel oluşturma amacına matuf olarak talep edilmelidir. Dolayısıyla bilgi sahibi olma arzusu ortadan kaldırılamayacağına göre bilgide seçicilik ahlakının müminlerce geliştirilmesi gerekmektedir.
 
Tüm bunları söyleme gerekçemiz bugün Müslümanların çok ciddi bir enformasyon ayartıcılığıyla karşı karşıya bulunuyor oluşudur. Modern hayatın nimetlerinden! İstifade edeyim derken Müslümanlar enformatik ayartma süreciyle karşı karşıya bulunmaktadırlar. Özellikle ümmet maslahatını gerektiren hususlarda, sağlıklı bilgi ve haber akışını sağlayacak zeminden yoksun olmamızdan dolayı, küresel enformasyon odaklarının sunduklarıyla düşünme ve eyleme geçme tehlikesine düşmüş durumdayız.
 
Bu tavrımız bazen bilerek ve çoğu zaman bilmeden tefrikalaşmanın, kutuplaşmanın, ayrışmanın da sebebi olmaktadır. Fasıkların getirdiği haberi başka topluluklara haksızlık etmemek amacıyla tetkik etmesi gereken Müslümanların, enformasyon bombardımanı altında, doğru/sahih bilgiye ulaşmak için gerekli çabayı gösterme zahmetine katlanmadan, önüne ne geldiyse ve nasıl aktarıldıysa o şekilde kabul etmesi ve kanaatlerini/fikirlerini bu bilgiler ışığında oluşturması, içinde bulunduğumuz süreçte en ciddi tehlikeyi oluşturuyor.
 
Bilginin güç değil, bir fikrin öncülü ve sahih eylemliliğin en önemli olgusu olduğu hakikatini yeniden gündemleştirmek gerekiyor. Fikir ve eylem arasındaki intibak muhkemleştirilmediği müddetçe, bilginin sadece kuru bir yük olarak kalacağını unutmamak gerek. Kuran’ın kitap yüklü merkep teşbihi, bilgi ve amel arasındaki muvazenesizlikten dolayıdır. Sahih bilgilenme ağımızı oluşturmadan, bugünkü enformatik ayartıcılıktan kurtulamayacağımız gerçeğini idrak ederek, doğru bilginin arkasından aşkla/heyecanla koşturmak şiarımız olmalıdır. Bu anlamda, araştırma/tecessüs merakımızın dinamizmini sağlayacak adımlar atmanın önemi yadsınamaz. Vesselam…
 


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!