Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

camideyiz.biz

Yeni Anket

Ramazan'a girerken İslam'ın doğduğu coğrafya

Hayrettin KARAMAN

27-06-2014

Ramazan'a girerken İslam'ın doğduğu coğrafya

Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'ye göre iki çeşit halifelik vardır: Siyasi ve dînî.

Siyasi halife 'İslam Devlet Başkanı'dır ve ideal olanı Müslümanların bir tek devletlerinin olması, siyasi halifenin de tek olarak bu devlete başkanlık etmesidir.

Dînî halife ise İslam'ı, Hz. Peygamber örnekliğinde hayata uygulamak üzere, bulunduğu ve bir şekilde yönettiği coğrafyada bir topluluğa başkanlık eden şahıstır. Bu şahısların birden fazla olması caizdir.

Siyasi manada son halifeler Osmanlı sultanlarıdır. Onlar, ümmetin büyük bir kısmına hükmediyor ve ümmet tesbihinin dağılmasına mani oluyorlardı. İngiliz-Yahudi planlarına göre Osmanlı'nın yıkılması, İslam ümmetinin dağılması, sömürgeci (zalim, soyguncu, gaspedici, katil…) Batı'nın stratejik, ucuz emek, maden ve enerji deposu İslam coğrafyasına el koyması gerekiyordu. Elbirliği ile bunu gerçekleştirdiler. Son gelişmeler (özellikle IŞİD'in ele geçirdiği bölgeler) göz önüne alındığında, Birinci Dünya Savaşı sonrası Fransız ve İngilizler tarafından Sykes-Picot Antlaşması'yla tasarlanan Ortadoğu sınırlarının daha fazla dayanamayacağını ortaya koymuş bulunuyor.

Şimdiden yeni senaryolar ve haritalar üzerinde yazmalar ve konuşmalar başladı. New York Times gazetesinin yayımladığı Robin Wright imzalı Ortadoğu analizine göre '5 ülkeden (Libya, Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Yemen'den) 14 ülke çıkabilir'miş.

'Senaryoya göre Irak'ın doğusunda bir Kürt bölgesi, orta kısımlarında Suriye'ye kadar da uzanan bir Sünni devleti ve başkent Bağdat'ın güneyinde de bir Şii devleti kurulacak. Libya'nın ise tarihi sınırlarına tekrar dönmesinin emareleri hissediliyor. Ülkenin Trablus, Sirenayka ve Fizan olarak üçe bölünebileceği vurgulanmış. Güncel sınırlarından farklı çizilmiş diğer 2 devlet ise Arap Yarımadası'nda bulunan Yemen ve Suudi Arabistan. Kabileler arası gerginliklerin ve şiddet olaylarının bir türlü önüne geçilemeyen Yemen'in kuzey ve güneyinde Sana ve Aden merkezli 2 devlet kurulabilir. Suudi Arabistan'ın da kuzey, doğu, batı ve ortada bir Vahhabi devleti olarak 4 parçaya bölünmesi öngörülmüş. Sosyal sorunların yaşandığı, gençlerin yüzde 30'unun işsiz olduğu, azınlık ve kabilelerin baskı unsuru oluşturduğu ülkenin bütünlüğünü koruması zor görünüyor. Irak'ta Bağdat, Libya'da Misurata, Suriye'de ise Cebeli Düruz gibi kentlerin yapıları itibariyle birer şehir devleti oluşturma ihtimali ortaya çıkıyor.'

Peki bütün bu olup bitenleri tasarlayan ve gerçekleştirenler gayr-i müslim yabancılar; bu ümmetin sözde birçok devleti var, bunca yıl okuyup yazmış, düşünmüş, hareket denemeleri yapmış ricali var… bunlar ne yapıyorlar!?

Uzun lafın kısasını söyleyeyim: İhtiraslar, küçük hesaplar, taassuplar, ahlaki zaaflar dindarlığı geride bırakıyor, sözde Müslüman liderler ya öteki ile işbirliği yapıyorlar ya birbiri ile didişiyor, savaşıyor, ümmeti paramparça ediyorlar.

Sömürgeciler eskiyen haritaları ve planları yeniliyor, İslam ülkelerinin maddi ve manevi varlığı sıfırlanıncaya kadar müdahaleye, sömürmeye, arka planda yönetmeye devam ediyorlar.

Muhalefete göre Türk dış politikası, dünya çapındaki oyunculara uyum sağlamak, onların atacakları kemiklerle yetinmek olmalıdır.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

 



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!