Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

camideyiz.biz

Yeni Anket

Silahı Bırak ve Uluslararası İstikbarın Taşeronluğundan Vazgeç!

Kemal ÖZDEN

09-09-2015

Silahı Bırak ve Uluslararası İstikbarın Taşeronluğundan Vazgeç!
Türkiye, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonrasında Anadolu’ya sıkıştırılan büyük bir imparatorluğun çöküşünün travması üzerine kuruldu. Sırasıyla Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının etkilerini yitirmesiyle kişi mutlakıyetine dayanan ulusçu bir rejim Türkiye’nin yönetim şekli olarak kabul ettirildi. 90 yıl boyunca savunmacı reflekslerle hareket eden devlet geçmişiyle arasına mesafe koyarak kendi köklerini inkâr eden, batıcı bir anlayışla yönetildi. Otoriter rejimin rayından çıkmaması için zaman zaman askeri darbelerle balans ayarı yapıldı.

Son on yıldır devleti yöneten, muhafazakâr kimliğe sahip Ak Parti, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılamayan reformlara imza atarak bugüne kadar resmi ideolojinin yüzleşmekten çekindiği pek çok sorunu çözme iradesi gösterdi. Devletin yıllarca görmezden geldiği, yok saydığı Kürt kimliğinin meşruiyetine yönelik atılan adımlar Ak Parti iktidarının yaptığı en büyük reformlardan biriydi. 90 yıldır ulus-devlet formunda yönetilen devletin sessiz bir devrimle kendi içinde yaşayan ikinci büyük etnik kimliği kabul etmesi Ak Parti döneminde gerçekleşti.
 
Çözüm süreci olarak tarif edilen dönemde devlet Kürt kimliğinin meşruiyeti yönünde adımlar atarken Türkiye’nin 35 yıldır enerjisini sömüren terörün sona ermesini ve silahlı unsurların yurt dışına çıkmasını talep etti. Devletin çözüm iradesini gösterdiği bir dönemde PKK’nın terör eylemlerine başlaması Türkiye’nin yeniden kanlı günlere dönmesine yol açtı. Hükümet çözüm sürecinin buzdolabına kaldırıldığını söyleyerek bir tek terörist kalmayana kadar terörle mücadelenin süreceğini ifade etti. İki aydır süren şiddet ortamında yüzlerce insanımız hayatını kaybetti.

Her gün gelen şehit haberi toplumsal hassasiyeti arttırırken terörü lanetleme adına ortaya konulan ırkçı saldırılar bu topraklarda ortak geçmişe sahip olan Kürt ve Türk kardeşliğine zarar vermektedir. Zaten PKK terörünün amacı da bunu sağlamaktır. Terör eylemleri, oluşturmuş olduğu provokatif ortamla toplumsal katmanları birbirinden ayırmayı hedeflemektedir.

Unutulmamalıdır ki bu topraklarda Kürtler, Türkler, Araplar ortak bir ruh ile hareket ettiği zaman dünya istikbarını elinde bulunduran yabancı güçler Ortadoğu’da bu kadar rahat at oynatamayacaklar. Bunun için İslam dünyasına sokulan mezhepçilik ve etnik ayrımcılık fitnesine karşı bütün Müslümanların ümmet kardeşliği ekseninde birleşerek tek vücut olması gerekmektedir.

Artan şiddet ve terörün sorumlusu olarak her fırsatta Tayyip ERDOĞAN'I hedef gösteren algı operasyonları asla kabul edilemez. Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa siyasi risklerini göze alarak yıllardır dökülen kanı sonlandırmak için elini taşın altına Tayyip ERDOĞAN koymuştur. Belli odaklar tarafından yapılan algı operasyonlarıyla PKK’nın yaptığı vandallıklar görmezden gelinirken ortaya çıkan kanlı tablonun faturası Tayyip ERDOĞAN ve Ak Parti’ye kesilmek istenmektedir.

Bölgeye yapılan yatırımları sabote eden, iş makinelerini yakan, yol kesen, masum insanları katleden, korku ve terör üreten PKK bir an önce silah bırakarak bu meselenin siyasetle ve barışla çözülmesine ortam hazırlamalıdır. Yüzyıllardır bu topraklarda kardeşçe yaşayan insanları birbirinden ayırmaya yönelik eylemlerine son vererek Ortadoğu ve Türkiye üzerine hesap yapan uluslararası istikbarın taşeronluğundan vazgeçmelidir. 

Kemal ÖZDEN
İnsan ve Medeniyet Hareketi Yönetim Kurulu Başkanı


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!